antalya escort
bodrum escort

KOMŞU HAKKI

KOMŞU HAKKI: CEBRAİL (a.s.)’ın VASİYETİ

AĞRI İL MÜFTÜLÜĞÜ

KOMŞU HAKKI: CEBRAİL (a.s.)’ın VASİYETİ 

وَاعْبُدُوا اللَّهَ وَلَا تُشْرِكُوا بِهِ شَيْئًا وَبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسَانًا وَبِذِي الْقُرْبَى وَالْيَتَامَى وَالْمَسَاكِينِ وَالْجَارِ ذِي الْقُرْبَى وَالْجَارِ الْجُنُبِ وَالصَّاحِبِ بِالْجَنْبِ وَابْنِ السَّبِيلِ وَمَا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ إِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبُّ مَنْ كَانَ مُخْتَالًا فَخُورًاا 
“Allah’a kulluk edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara iyi davranın. Allah kendini beğenen ve böbürlenip duran kimseyi asla sevmez.”
“لاَ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ مَنْ لاَ يَأْمَنُ جَارُهُ بَوَائِقَهُ. 
“Komşusunun, kendisine kötülük yapabileceği kaygısından kurtulamadığı kimse cennete giremez.”
Değerli kardeşlerim!
Mübarek Ramazan-ı Şerif’in yarısına geldiğimiz şu günlerde, Rabbimizden bizleri bağışlamasını niyaz ederken, aynı zamanda bizleri, cehennemden azat ederek Bayram sabahına kavuşturması için dua ediyoruz. Baştanbaşa bir ibadet ayı olan Ramazan-ı Şerif, aynı zamanda bize, içinde bulunduğumuz topluma karşı görevlerimizi de hatırlatarak zekât ve sadaka-i fıtır gibi ibadetleri gündemimize yoğun bir şekilde getirmektedir. Ramazan-ı Şerif’in bize hatırlattığı önemli görevlerden biri de komşularımıza karşı olan sorumluluğumuzdur. Bu ay vesilesiyle komşular birbirini iftar yemeklerine davet eder, muhtaç olan komşusuna sadaka, fitre ve zekâtlarıyla yardımcı olmaya gayret eder. Böylece sosyal ilişkilerde Ramazan’ın bereketini, huzurunu daha iyi hissederiz. Her ne kadar salgın hastalık sebebiyle komşularımızı iftar sofralarımıza davet edemesek de Peygamber Efendimizin tavsiyesine uyarak pişirdiğimiz yemeklerden komşularımıza da ikram ederek onların iftar sevincine ortak olabiliriz.
Aziz Müslümanlar!
Allah Resulü (s.a.v.) bir gün sahabesiyle birlikte oldukları bir sırada art arda üç kez “Vallahi iman etmemiştir” der. Meraklanan sahabiler, “Kim, Ya Resülallah?” diye sorduklarında Hz Peygamber, “Komşusunun kendisine kötülük yapabileceği kaygısından kurtulamadığı kimse” cevabını vermiştir.
Komşularına kötülük yapabileceği kaygısı yaşatan bir kimsenin cennete giremeyeceğini dile getiren ve iyi bir komşuyu mutluluk kaynağı olarak gören Sevgili Peygamberimiz, komşuya yapılan eziyeti ise, şiddetle reddetmektedir. Nitekim bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “Allah"a ve âhiret gününe iman eden ya hayır söylesin ya da sussun! Allah"a ve âhiret gününe iman eden komşusuna eziyet etmesin! Allah"a ve âhiret gününe iman eden misafirine ikram etsin!”  buyurmuştur.
Hz. Ali efendimiz, kişinin komşularına karşı böbürlenmesinin kıyamet alâmetlerinden olduğunu belirtmektedir. Peygamber Efendimiz de eşi tarafından kendisine sağlanmayan birtakım imkânlara sahipmiş gibi görünerek komşusuna gösteriş yapmasının günah olup olmadığını soran bir kadına, “Kendisine verilmeyeni varmış gibi gösteren kimse, yalan elbisesi giyen kimse gibidir.” buyurmuştur. Dolayısıyla masum görünen yalanları ve yapmacık davranışları reddederek komşuya karşı dürüst olunmasını tavsiye etmiştir.
Allah Resûlü, “Sana komşu olanlara güzel davran ki Müslüman olasın.”   buyurmak suretiyle güzel komşuluğun Müslüman için vazgeçilemez bir davranış olduğuna dikkatleri çekmiştir. Sevgili Peygamberimiz, bu güzel hasletin terkini ise bozulmanın bir tezahürü olarak görmüş ve kıyamet alâmeti olarak nitelemiştir.  Öte yandan kendisine yöneltilen sorulara verdiği cevaplarda nafile olarak çok fazla oruç tutmasa, namaz kılmasa veya sadaka vermese bile komşusunu rahatsız etmeyen kişinin cennete gideceğini, çok namaz kıldığı, oruç tuttuğu ve sadaka dağıttığı hâlde komşusuna eziyet eden kimsenin ise cehenneme gideceğini belirterek  bir başka açıdan güzel komşuluğun önemine dikkatleri çekmiştir. 
Bu tavsiyelerin ne kadar anlamlı olduğuna vurgu yapmak ve komşunun gözetilmesini sağlamak isteyen Allah Resûlü, “Yanı başındaki komşusu açken, tok yatan kimse iman etmemiştir.”  uyarısını yapmakta, komşuya ikramda bulunulmasını ve hediyelerle de gönlünün alınmasını istemektedir. Nitekim kendisi de, biraz sert mizaçlı olan Mahreme"ye hediye vererek onun gönlünü almaya çalışmıştır. Hz. Peygamber kendisine gelen oldukça gösterişli kaftanları ashâbına dağıtmıştır. Bunu duyan Mahreme oğluna, “Haydi biz de gidelim.” diyerek Resûlullah"ın yanına gelmiştir. Onun sesini duyan Allah Resûlü, kendisi için ayırdığı kaftanı göstererek, “Bunu senin için sakladım, bunu senin için sakladım.” demiş ve ona hediye etmiştir. 
Değerli Kardeşlerim!
Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de, “…yakın komşuya, uzak komşuya iyi davranılmasını ve onlara karşı asla böbürlenmemizi istemiştir. Yakın komşunun hak ve hukukta önceliği olduğunu vurgulayan Rahmet Peygamberi, “Ey Allah"ın Resûlü iki komşum var, ikramda bulunurken hangisinden başlayayım?” diye soran Hz. Âişe"ye, “Kapısı (sana) en yakın olandan.” cevabını vermiştir.  Hatta Sevgili Peygamberimiz, komşuların davetleri çakıştığında da en yakın olan komşunun davetinin tercih edilmesini tavsiye etmiştir.  Statü farkı bir yana, farklı bir dine mensup olsa bile yakın komşunun önceliği korunmuştur. Tâbiîn neslinin önde gelen müfessirlerinden Mücâhid şöyle anlatmaktadır: “Abdullah b. Amr"ın (ra) evinde bir koyun kesildi. Geldiğinde ailesine, "Yahudi komşumuza ikram ettiniz mi?" diye ısrarla sordu. Ardından da şunları söyledi: "Resûlullah"ı şöyle derken işittim: "Cebrail bana komşu hakkından o kadar çok bahsetti ki komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim."  
 Peygamber Efendimiz (sav), “Allah katında komşuların en hayırlısı, komşusuna karşı en güzel davranandır.” Buyurmuş,  hatta kişinin komşusu tarafından hayırla yâd edilmesinin, Yüce Mevlâ tarafından günahlarının affına vesile olabileceğini belirtmiştir: “Bir Müslüman öldüğünde, en yakın komşularından üç hane halkı kendisinin iyi bir insan olduğuna şahitlik ederlerse, Yüce Allah, "Bildikleri kadarıyla şahitlikte bulunan kullarımın şahitliğini kabul ettim ve (onun hakkında) kendi bildiklerimi de bağışladım." buyurur.” 
 Komşu hakkındaki nebevî uyarılara kulak veren bir mümin, komşuya zarar verecek veya onu rahatsız edecek davranışlardan kesinlikle uzak duracak, kendisi için arzu ettiğini onun için de arzu edecek, kendisi için istemediğini onun için de istemeyecektir.
 Kişinin dünyada saadetine vesile olacak, âhirette ise kendisi hakkında şahitlik yapacak komşusunun seçimine dikkatleri çekmek isteyen Merhamet Elçisi şöyle buyurmuştur: “Ev almadan önce komşu, yola çıkmadan önce de arkadaş arayın.” 

Haydar DARAKÇI
Hamur İlçe Müftüsü

Güncelleme Tarihi: 07 Mayıs 2020, 21:18
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER