Kur'an şiddete izin vermiyor..

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi İlahiyat bölümü öğretim üyesi Dr. Saadet Altay, 25 Kasım Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında kadına şiddeti İslam dini açısından değerlendirerek, “Kur'an hiçbir şekilde şiddete izin vermiyor“ ifadelerini kullandı.

Kur'an  şiddete izin vermiyor..

25 Kasım Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında kadına şiddeti İslam Dini açısından değerlendiren Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi İlahiyat bölümü öğretim üyesi Dr. Saadet Altay, Kur'an-ı Kerim'de yer alan “Kadınlarınız bir fuhuşiyata karıştığında ne yaparsınız? Önce uyarınız daha sonra yataklarını ayırınız, daha sonra dövünüz“ ayetindeki 'dövünüz' kavramının yıllarca şiddetin kaynağı olarak algılandığı ve bunun kadına şiddetin erkeğin hakkı olarak algılanmasına neden olduğunu söyledi.

Müslüman erkekler buradaki 'dövünüz' kavramına yıllarca şiddetin kaynağı olarak algılandı“

Altay, konuşmasında, “Kur'an-a baktığımızda, kadına yönelik şiddet dediğimizde bu şiddet nereden geliyor? Erkekten geliyor. Kuran kadın ve erkek arasındaki ilişkiyi anlatırken birbirimizden huzur bulsunlar diye anlatıyor. Yani burada erkeğin huzur bulması değil, kadının da huzur bulması hususi söz konusudur. Yani burada ilişkiler açısından iki bireye veya iki cinsiyete eşit oranda bir yaklaşımı olduğunu söylememiz mümkündür. Yaratılış noktasında Kur'an kadın ile erkeğin yaratılış noktasında eşit olduğunu zaten ifade ediyor ki Nisa suresinin ilk ayetine baktığımız zaman, “Sizi tek bir nefisten yaratan Allah'tır“ şeklinde ayet var. Peygamberin hayatına dönüp baktığımızda Kur'an-ı Kerim'de bir ayet var. “Kadınlarınız bir fuhuşiyata karıştığında ne yaparsınız? Önce uyarınız daha sonra yataklarını ayırınız, daha sonra dövünüz.“ bir kavram var şeklinde bir tabir var ama son dönemde özellikle Müslüman kadınların bu konuda bir itirazı var. Sadece Müslüman kadınların değil dünyada bunun üzerine çalışan herkesin itirazı var. Müslüman erkekler buradaki 'dövünüz' kavramına yıllarca şiddetin kaynağı olarak algılandı ve bunun üzerine kadına şiddet erkeğin hakkı olarak algılandı. Oysaki Kuran'ın diğer ayetleri çerçevesi içerisinde bakıldığında aslında Kur'an hiçbir şekilde şiddete izin vermiyor. Oysaki Kuran'ın diğer ayetleri çerçevesi içerisinde bakıldığında aslında Kur'an hiçbir şekilde şiddete izin vermiyor. Oradaki 'dövme' tabiri 'dereve' kökünün büyük oranda boşanmayla, boşanma şeklinde değerlendirmemiz mümkündür“ şeklinde konuştu.

“Kadının ikinci sınıf vatandaş olarak görülmesi veya bir mülk olarak algılanması büyük oranda bu şiddeti arttırıyor“

Son dönemlerde kadına yönelik şiddetin arttığını dile getiren Dr. Öğretim Üyesi Saadet Altay, şiddetin artmasına neden olan etmenleri değerlendirerek özellikle medya dilinin yanlış kullanılmasının bu duruma olumsuz yönde etkilediğini belirtti. Altay, kadın bireyinin ikinci sınıf vatandaş olarak görülmesinin ve mülk olarak algılanmasının şiddeti büyük oranda arttırdığını aktararak şunları kaydetti: “Şiddet son dönemlerde artmaya başladı. Bu şu anlama gelmiyor. Daha önce şiddet var yok muydu? Her zaman vardı. Ama günümüz dünyasında biraz daha görünür oldu. Bununla birlikte sayı da büyük oranda arttı bunu hazırlayan bir sürü neden var. Yoksulluk bunlardan bir tanesi. Medya dili dilinin yanlış kullanılması, kadınların ikinci sınıf vatandaş olarak görülmesi gibi. Tabii bunlar bugüne ait şeyler değil. Örneğin, medya dili günümüz dünyasında tartışılan bir konu ama bundan önceki durum özellikle kadının ikinci sınıf vatandaş olarak görülmesi veya bir mülk olarak algılanması büyük oranda bu şiddeti arttırıyor. Çünkü erkek mülk olarak gördüğü veya kendisine ait hâkimiyet alanı gördüğü bir metal üzerinde çok rahatlıkla şiddetin uygulanabileceğini ifade ediyor. Durum böyle olunca da şiddet adın çalışmaları ile birlikte daha görünür bir hale geldi ve daha tartışmalı bir durum haline geldi.“

“İslam ülkelerinde daha yoğunluklu olarak karşılaşıyoruz“

Dr. Öğretim Üyesi Saadet Altay, kadına şiddeti İslami bakış açısıyla değerlendirerek dünyadaki şiddet oranına bakıldığında kadına şiddetin İslam ülkelerinde daha yoğunlukta olduğuna dikkat çekti. Altay, “Kadına şiddeti İslami bakış açısına göre değerlendirdiğimizde şöyle bir durum var. Şiddet oranlarına baktığımızda dünyadaki şiddet oranına baktığımızda bu sadece İslam ülkelerinin karşılaştığı bir durum değil. Evet, İslam ülkelerinde daha yoğunluklu olarak karşılaşıyoruz ama dünyanın genelinde kadına yönelik şiddet var. Örneğin geçen ay Fransa'da Yaklaşık 100 tane kadının şiddete uğradığı ve öldürüldüğü haberlere konu oldu ve bunun gibi bir sürü elimizde veriler var. Dünyayı ilgilendiren bir sorun ama burada belki bir Müslüman camianın doğru bir yerden tutarak buna bir çözüm üretmesi gerekiyor. Bu noktada Hazreti peygamberin hayatı ve Kur'an-ı referans olarak aldığımızda bu ikisi bize aslında çok şey söylüyor ama biz sanırım buna da büyük oranda kulaklarımızı kapatıyoruz“ diye konuştu.

“Peygamber efendimiz eşlerine karşı inanılmaz bir tolerans tanıyordu“

Kadına şiddet noktasında Hazreti Muhammed'in hayatını ve Kur'an-ı Kerim'in referans olarak alınması gerektiğini vurgulayan Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi İlahiyat bölümü öğretim üyesi Dr. Saadet Altay, yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:

“Hazreti Peygamberin hayatına baktığımızda, Hz. Peygamber evliydi ve eşleri vardı. Peygamber efendimiz eşlerine karşı inanılmaz bir tolerans tanıyordu veya bir sürü işte kendi işini kendisi üstlendiğini ve bu anlamda eşlerine ki bir kaç tane eşi vardı buna rağmen işleri üzerine kendine ait herhangi bir işi özel ihtiyacını onlara yaptırmadığını kendi özel işlerini kendisi yaptığını görürüz. Yani günümüz dünyası içerisinde değerlendirildiğinde yapılan uygulamaların yanlış olduğunu görüyoruz.“

(Demet Aydemir)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER