Ak Parti, DP ve ANAP gibi olur mu?

Ak Parti, DP ve ANAP gibi olur mu?.

Olmaz…

Neden mi ? Çok basit..

Demokrat parti ve Anavatan partisi de tıpkı Ak Parti gibi Türkiye’nin zorlu dönemlerinde ortaya çıkmış, merkez sağ bir parti olmasına karşın toplumun bütün kesimlerinden destek görmüş, halkı iyi analiz ederek merkeze halkı yerleştirip tek başına iktidar olmuş partilerdi. Sadece parti olarak birbirlerine benzemiyorlardı, üç partinin lideri de tam bağımsız bir Türkiye isteyen, yerli ve yabancı vesayet odaklarına karşı duran, inançlı, ülkede birlik ve beraberliğin tesisi için her şeyi göze almış liderlerdi. Hal böyle olunca ve bu kadar benzerlikten sonra  bazı çevreler son günlerde Ak Partinin akıbetinin de ANAP ve DP gibi olacağını konuşmaya başladılar. Ak Partideki bazı istifaları ve yeni oluşumları da bu tezlerine dayanak olarak göstermeyi de ihmal etmiyorlar.

Evet bu partiler ve liderleri arasındaki benzerlik inkar edilmez bir gerçek fakat herkesin gözden kaçırdığı bir şey var. Unutulmamalıdır ki iki partinin de siyaset sahnesinden silinmesi liderlerinin ölümünden sonra olmuştur. Menderes ve iki bakanının 60 darbesi sonrası idam edilmesiyle biten Demokrat Parti rüyası yeni bir lider ve partiyle 1980 darbesinden sonra Özal’ın Anap’ı ile tekrar başlamış ve Özal’ın Cumhurbaşkanı olmasından sonra partisi üzerindeki etkisini kaybetmesinden sonra Anap’ın düşüşü başlamıştı. Merhum Özalı’ın partisini tekrar toparlamak için harekete geçmesi Ölümüne giden yolunda başlangıcı olmuştu.

Vesayet odaklarınca halkın desteğini arkasına almış bu iki partiyi iktidardan uzaklaştırmanın yolu olarak darbe ve kurucu liderlerinin ortadan kaldırılması tercih edilmişti.

Bu yöntem Ak Parti içinde denendi ama olmadı, başaramadılar. Darbe gerçekleşseydi Cumhurbaşkanımızın akıbetinin Menderesten farklı olmayacağı kesindi. Böylelikle Ak Partinin Demokrat parti gibi olmasının önü kesilmiş oldu. Darbenin gerçekleşmemesi kadar önemli bir diğer olaysa Partili Cumhurbaşkanı için yapılan Anayasa değişikliğiydi. Bu durumda Ak Partinin Anap gibi olmasının önüne geçti. Olası bir Özal-Mesut Yılmaz krizinin Davutoğlu zamanında kendini Ak Partide  his ettirmesi yapılan anayasa değişikliğiyle hem Türkiye siyasetinin hem de Ak Parti siyasetinin önünü açtı. Ne lideri ortadan kaldıra bildiler nede liderle partisinin arasını boza bildiler. Bu yüzden Ak Partinin Anap yada Demokrat Parti gibi olması imkansız. Tabi tek sebep bu değil, 17 yıllık Ak Parti iktidarı düşünüldüğünde Sağcısı, solcusu, liberali, alevisi,sünnisi, Türkü, Kürdü, genci, yaşlısı, dulu, yetimi ,gayri müslim’i, inananı herkesin Ak Partiye oy vermesi için bir sebebi var ve Ak Partinin yapacak çok işi var.

Tarihsel olayları günümüzle kıyaslarken sadece sonuçlar üzerinden değerlendirme yaparsak yanlışa düşeriz, nedenler ve nasıllar daha sağlıklı sonuçlar elde etmemize yardımcı olacağı gibi doğru kararlar almamıza da sağlayacaktır. Her nedense bazılarını bir telaş aldı, kalkan ilk otobüse bilet alarak kaçmaya başladılar. Bilin ki Ak Parti Anap ve DP benzetmesi doğru bir benzetme değil. Telaşlanmayın, bilet alan varsa bence biletinin iptal etsin.

Düşünülenin aksine İstanbul seçimi ve istifalar bir son değil,  yeni bir başlangıç ve Ak Partinin uyanmasına,  daha da güçlenmesine sebep olacaktır.

Dostça kalın…

YORUM EKLE