Çubuk Olayına Farklı Bakışlar

1-Chp bir çok büyük şehir belediyesini aldı. Doğal olarak şimdi sıranın herkesin bu başarıda ki emeğinin karşılığını almaya geldiğini hepimiz biliyoruz. Kazanılan belediyelerde ki makam ve komisyonlar, yeniden şekillendirilecek olan teşkilatlarda önceden söz verilen kadroların pay edilmesinde Chp, İp ve Hdp’nin pazarlık içinde oldukları malum. Çubukta Kılıçtaroğlunun maruz kaldığı tepki sonrası Hdp’ye toplum hazır değil siz şöyle birazda kenarda durun demek için son derece uygun bir zemin oluşmuştur. Propaganda süresince Hdp ile yan yana görünmeme gayreti içinde olanların 5 yıl sürece Hdp’yi uzakta tutmak için arayıpta bulamadıkları bir neden. Sonrada Hdp lilerin gazını almak için yarın yine Demirtaş’a iki methiye düzer işi geçiştirirler.

2- Bundan sonra ki süreçte millet ittifakını oluşturan, Ankara ve İstanbul gibi büyük şehir belediyelerini yöneten partilere en büyük baskı ve eleştirinin yapılacağı alan olan terör eleştirileri ve şehit cenazelerinde ki tepkileri itibarsızlaştırmak için yapılmış bir organizasyon gibide bakıla bilir.  

3- Baş Ağrısından şikayetle hastaneye gidip, ilgisizlik yada sabırsızlıktan dolayı sağlık personelinin darp edildiği ve öldürüldüğü bir toplumda, şehit cenazesindeki bu tepki hukuki, demokratik ve ahlaki olmasa da acılı bir ailenin aşırı tepkisi olarak değerlendirilebilir. 

4- İmamoğlunun İstanbul’da binlerin katıldığı bir miting yaptığı sırada böyle bir olayın cereyan etmiş olması ister istemez akıllara bir provakasyon ihtimalini getiriyor. Oradaki hazır ve ateşli kitle çok rahat provake edilebilirdi.

5- Siyasetteki üslubun tartışmasız bu durumlar üzerinde etkisi vardır. Yukardakinin yaptığı bir açıklamayı bizler birer kahraman olma beklentisiyle aşağıda bir bedduaya ve küfre dönüştüre biliyoruz. Bizi temsil ettiğine inandığımız siyasi iradenin açıklamalarına küfür ve hakaret ekleyerek katkıda bulunamayacağımız gibi işi iyice zora sokarız. Siyasetçiler ve siyaset yapma arzusunda olanlar üsluplarına dikkat etmek zorundadır.

Sebep yukarıdaki fikirlerin hangisi olursa olsun Kılıçtaroğluna ve tüm siyasetçilere yapılan saldırı ve şiddet doğru değildir. Tüm tepkilerimiz demokratik olduğu kadar hukuki olmak zorundadır. Siyaset kurumu her şeye rağmen saygı görmeye devam etmelidir. Bende bu olayı kınıyorum ama bir farkla, nefretle değil. Nefretle yapılan her iş başka nefreti doğurur. 

Bu vahim olaydan çıkan olumlum bir durum ise siyasilerin hepsinin bu olaya karşı durmalarıdır. Özellikle Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan’ın sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda darp ve darbe olayını bir tutması olaya karşı hassasiyeti de net bir şekilde ortaya koymuştur.Ülkemizin içinden geçtiği süreç nedeniyle her birey sorumlu davranmaya mecburdur, hepimiz bu hassasiyetle davranmak zorundayız. Aksi davrananlar ateşe benzin döker.

Bu bakış açılarına sizler tarafından yapılacak eklemeler bizlerin bu tür olaylara daha detaycı ve doğru bakmamızı ve anlamamızı sağlayacaktır.

Demokrasi ve hukuk dışında hiçbir yol kabul edilemez.
Dostça kalın…

YORUM EKLE