”Devrim Olmalı”

Yapılacak mı, yapıla bilir mi, yapamazsın tartışmaları arasında nihayet yerli otomobil görücüye çıktı. Çıktı çıkmasına da yeni tartışmaları da beraberinde getirdi. Sağ olsun öyle bir muhalefetimiz var ki her şeye bir kulp takmayı beceriyor. Ama konumuz muhalefet değil sadece yerli otomobilin ismiyle alakalı birkaç cümle yazmak istedim.

Yeni otomobil Ak Parti hükumetinin misyonu ve vizyonu olmasına karşın aslında yarım kalmış bir hikayenin tamamlanıp gerçek olmasıdır. Yani 1961 de yolda kalan Devrim (D büyük) otomobilinin devamı olduğu ülkemiz adına bir gerçek. Madem yarım kalmış bir hayalin devamı o zaman aynı isimle yola devam edilebilir. Hele birde Türkiye Cumhuriyeti devletinin gelmiş geçmiş en devrimci hükumeti tarafından hayata geçirilmiş olması bu aracın adının devrim olması önündeki bütün engelleri kaldırıyor.

Evet Devrim olmalı.

Bu yıllardır devrimi bir aldatmaca, bir oyalamaca olarak kullananlara da bir ders olabilir. Devrimin vücut bulmuş halini somut şekliyle insanımıza ikram etmekte ne sakınca var ki. Yanlışsam düzeltin bu devrime de büyük iyilik olmaz mı?. Devrimi belli bir kesimin tekelinden çıkarıp, aldatan ideolojilerin argüman ve jargonu olmaktan kurtarmaz mı.

Hem sonra bir Devrimcinin yaptığı Devrimden başka ne olabilir ki. Kesinlikle adı Devrim olmalı.

Türkiye’nin son 17 yılında ki Devrimlere bir yenisi eklenirken son kırk yılının hep olumsuzluklarla geçirmiş Devrimi gerçek Devrimcilerin eliyle hak ettiği yere getirmek insanlardaki devrim algısını değiştirmekle beraber bu sihirli kelime teorik ve pratik anlamda ilk defa bir araya gelecek.

Yeni yılın yeni Devrimler getirmesi dileğiyle,

Dostça kalın….

YORUM EKLE