Ağrı'da Töre cinayetleri ve Çocuk İntiharları masaya yatırıldı

Ağrı'da Kadının Sosyal Hayatını İnceleme ve Araştırma Derneği(KASAİD) tarafından organize edilen panelde 'Töre Cinayetleri ve Çocuk İntiharları' detaylıca masaya yatırıldı

06 Kasım 2010 Cumartesi 19:55
Ağrı'da Töre cinayetleri ve Çocuk İntiharları masaya yatırıldı

Ağrı'da Töre cinayetleri ve Çocuk İntiharları masaya yatırıldı
Ağrı'da Kadının Sosyal Hayatını İnceleme ve Araştırma Derneği(KASAİD) tarafından organize edilen panelde 'Töre Cinayetleri ve Çocuk İntiharları' detaylıca masaya yatırıldı.

Halk Eğitim Merkezi'nde gerçekleştirilen panele İbrahim Çeçen Üniversitesi Öğretim görevlilerinden Yrd.Doç.Dr. Faruk Kaya başkanlık ederken, Sabah Gazetesi Yazarı Gazeteci Yazar Sevilay Yükselir, İl Müftü Vekili Orhan Tosun, İbrahim Çeçen Üniversitesi Öğretim Görevlilerinden Yrd.Doç.Dr. İbrahim Özgül ile Ağrı Devlet Hastanesi doktorlarından Psikiyatris Serap Alpaslan panelist olarak katıldı.

Panelistler, dinleyicilere sosyolojik, psikolojik, istatiski verilerin yanı sıra dini yönden konuyu etraflıca anlatmaya çalıştı. Panelin açılış konuşmasını yapan Kadının Sosyal Hayatını İnceleme ve Araştırma Derneği(KASAİD) Başkanı Dilan Özmen Özgün, uygarlık seviyesine katkıda bulunabilmek adına kadının hayat şartlarını iyileştirmek ve yükseltebilmek amacıyla 3 ay önce yola çıktıklarını hatırlattı.

Dernek olarak öncelikli olarak ele almak istedikleri konunun çocuk intiharları ve töre cinayetlerin olduğunu dile getiren Başkan Özmen Özgün, namus adına işlenen cinayetlerin hep var olduğunu belirterek,''Ancak pek çoğumuz bu haberleri günlük sıradan haber gibi karşıladık. Hikayeyi bile merak etmedik. Çünkü buna alıştırıldık ve bunu ezberledik. İşte biz bu ezberi bozalım diyoruz. Hiçbirimiz bu konuda duyarsız tepkisiz olmamalıyız. Çünkü hepimiz aynı toplumda yaşamaktayız ve ortak geleneklere sahibiz. Dolayısıyla toplumda yanlış benimsenmiş herşey evlatlarımızın karakterlerinin şekillendirilmesine büyük önem arz etmektedir.''şeklinde konuştu.

Panel Başkanı Yrd.Do.Dr. Faruk Kaya ise panelin amacının genelde Türkiye özelde ise bölge kadınını çevreleyen sosyal, ekonomik ve kültürel koşulları, bu yapıdan ve bireysel özelliklerden kaynaklanan sorunları, kadının gelişmesini engelleyen süreçleri ve kadınların beklenti ve ihtiyaçlarını saptayarak, kadının statüsünün yükseltilmesi, kalkınma sürecine katılımı ve nimetlerinden daha fazla yararlanması şeklinde değerlendirebileceklerini söyledi.

Ağrı'da yaşayan kadınların genel durumu hakkında bazı istatiski bilgiler veren Yrd.Doç.Dr. Kaya, Ağrı'da erkeklerin işgücüne katılma oranının yüzde 71.9 iken, bu oranın kadınlarda yüzde 51.8'e gerilediğini belirtti.

Kaya, özellikle kırsal kesimlerde yaşayan kadınların önemli bir kısmının tarımsal işlerde çalıştığını söyleyerek,kadının en yoğun yer aldığı tarımsal faaliyetin hayvancılık olduğunu getirerek,''İstihdam edilen kadınların yaklaşık yüzde 96.8'i yoğun olarak tarım sektöründe çalışmaktadır. Ağrı'da çalışan kadınların yüzde 93'ü ücretsiz aile işçisi olarak çalışmaktadır.''dedi.

Kaya, kadınların ortalama ilk evlenme yaşının kırsal alanda 17, kentsel alanda ise 17.5 olduğunu kaydederek, akraba evliliğinin kırsal alanlarda yüzde 54, kentsel alanlarda ise bu oranın yüzde 36 olarak gözlendiğini belirtti.

Faruk Kaya ayrıca Ağrı genelinde erkeklerin okuma yazma oranının yüzde 87, kadınlarda ise bu oranın yüzde 57 olduğunu söyleyerek, Ağrı'da doğurgan çağdaki kadın başına düşen ortalama çocuk sayısının yıllara göre artış ve azalışlar göstermekle birlikte oldukça fazla olduğunu yörede doğurganlık yaşının sonunda olan 45-49 yaştaki bir kadın için ortalama çocuk sayısının 7.6 olduğunu dile getirdi.

Gazeteci Yazar Sevilay Yükselir de bu tür cinayetlere töre cinayeti denmesinin çok yanlış bulduğunu belirterek, öncelikle törenin tanımının yapmak gerektiğini söyledi. Yükselir, törenin Türk Dil Kurumuna göre, bir toplulukta benimsemiş yerleşmiş, davranış ve yaşama biçimlerinin kuralların gelenek ve görenek biçiminde, ortaklaşa alışkanlıkların tutulan yolların bütünü olduğunu dile getirerek, törenin bir ahlak bütünü ahlak düzeni olduğunu ifade etti.

Yükselir,''Biz neden sürekli bir cinayet işlendiğinde töreden işlendi diyoruz. Böyle bir şey yok. Bir kere ben bunu reddediyorum. Töreden cinayet mi işlenir. İşleniyor Türkiye'de. Şahsen ben bunun bir cinayet olarak adlandırılmasını istiyorum. Yani töre adı altında törelere mal edilmesini istemiyorum. Özellikle ben bu bölgeyi vurgulamak istiyorum. Çünkü batıda bu türden cinayetler pek olmuyor. Mesela bir kız evlenmek istememiş, babası amcası baskı kurmuş vay sen onu reddettin diye. Kız çocuğunu öldürüyor. Birde gizlice gömüyor. Sonra da başına cinayet ama töre cinayeti diyorlar. İşte ben bunu reddediyorum. Törelerin arkasına sığınıyorlar. Bir kere törelerimizde kadına saygı vardır. Kadın baş tacı edilir. İnsanoğlu yanlışta yapabilir. Yok mudur erkeklerin hata yapanı, yanlış yapanı. O zaman biz de onlara töre işletelim. Çatır çatır keselim erkekleri, başına da töre koyalım. Olmaz öyle şey ben kabul etmiyorum.''şeklinde konuştu.

Birçok erkeğin eşini aldattığını söyleyen Yükselir, o zaman töreye göre kendilerinin de öldürme hakkının olduğunu belirterek,''Eğer töre buysa ve biz bunu erkeklere uygularsak Türkiye'de erkek kalmaz. Ben burada din adamlarına çok iş düştüğüne inanıyorum. Din adamlarının bunu güzel bir şekilde ve üzerine düşe düşe anlatmaları gerekiyor.''diye konuştu.
Ağrı Müftü Vekili Orhan Tosun da İslam'dan önce özellikle kadınlar hür ve köle olmak üzere iki ayrı sınıfta olduğunu belirterek, fakat bu sorunun sadece İslamiyet'in geldiği coğrafyanın sorunu olmadığını belki dünyanın tamamında hür ve köle olmak üzere insanların ikiye ayrıldığını dile getirdi.
Tosun, köle olan kadınların cariye ismi aldığını bunların adeta bir eşya olduğunu ve hiçbir hukuki kişiliklerin olmadığını vurgulayarak, özellikle bazı arap kabilelerinde, kız çocuklarının utanç vesilesi olarak görüldüğünü hatta gelecekte namus açısından utandırır düşüncesi ile diri diri toprağa gömüldüğünü kaydetti.
İslam'ın gelişiyle birlikte hür insan ve köle insanın haklarının hukuki bir zemine kavuşturulduğunu söyleyen Müftü Vekili Tosun, İslamiyet'in gelişiyle kadınları ilgilendiren birçok sorunun ortadan kalktığını bellirtti.
Tosun,''Şimdi bizler aradan geçen 1 bin 400 yıl sonra çocuğumuzu okutmuyorsak, bizim namusumuzu lekeler düşüncesi ile kız çocuğuna endişeli bakıyor isek, kaç çocuğunuz var sorusuna sadece erkek çocuk varmış gibi cevap veriyor isek, 2010 yılında hala kız çocuklarımıza, mirastan pay bırakmıyor isek, bunuda onlar gönüllü olarak almıyor diye savunmaya geçersek, biz cahiliye döneminde miyiz? Peygamber efendimizin geldiği o dönemin bir adım gerisinde miyiz? Yoksa 1 bin 450 yıllık İslam dinin mensubu olarak gelişmiş bir İslam toplumu muyuz? Bunu kendi kendimize soralım. Bana göre, bir toplum kız çocuğunu utanç vesilesi olarak görüyorsa, kız çocuğunu okutmuyorsa, kız çocuğuna mirastan pay bırakmıyorsa, o toplum Peygamber efendimizin geldiği zamandan önceki bir çağda yaşıyordur. Cahiliye döneminde yaşıyordur.''diye konuştu.
Tosun,''Ya atalarımız yanlış yapmışsa, onlar bizim atalarımız. Doğruları bizim yanlışları kimin. Yanlışlarıda bizim. Doğrusu ve yanlışı ile bir kere geçmişimize sahip çıkmamız gerekiyor. Namus nasıl kirlenir? İslam dinine göre suç bireyseldir. Hiçbir kimse bir başkasının namusunu kirletemez. Benim eşim benim namusumu kirletemez kendi namusunu kirletir. Ben de eşimin namusunu değil kendi namusumu kirletirim. Ben bunu, eşimede kızlarımada söylemiş bir kişiyim. Ancak kendi namusunuzu kirletirsiniz dedim. Bir toplumda erkeğin namusu ile kadının namusu aynı görülmüyorsa o toplum cahiliye dönemindedir. Erkeğin namusu neyse kadının namusuda aynı görülmek zorundadır. Hiç kimse başka bir kimsenin suçundan dolayı yargılanmaz. O kişi de ceza olarak infaz edilmez. İslam dini ve bu dinin yüce kitabı Kuran-ı Kerim, eşini başkası ile gördüğünde erkeğe öldürme hakkı vermiyor. Mahkemeye dava hakkı veriyor boşanmak için. Bizim öldürmek için herhangi bir gerekçemiz yok. Ancak bizler yaşadığımız coğrafyada Ortadoğu ve buraya komşu olan coğrafyada, İslam'dan önceki bir takım geleneklerimizi, göreneklerimizi adına töre diyorlar. Ben töre adını kullanmak istemiyorum. Oradan bize esip gelen rüzgarları da acaba İslamlaştırdık mı? Esas sorun burasıdır. Sorun İslam'ın öngördüğü bir cezayı adam öldürmek değildir. Kendi geleneklerimizi İslamlaştırarak, İslam'ın bu olması gerekir diye vardığımız yanlış bir kanaattir. İslam hiçbir şekilde cinayeti onaylamaz.''diye konuştu.
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi'nden Yrd. Doç.Dr. İbrahim Özgül ise toplumun taşıyıcı kolonları olan, sosyal kuralları ihtiva eden töre'nin hak etmediği şekilde cinayetlerle anılması aslında sorumluk konumunda olan yöneticilerin, eğitimcilerin, sivil toplum örgütlerinin ve toplumu değiştirip dönüştüremeyen, sorgulamayan eğitim sistemi ile vatandaşını yönetime katmayan idarecilerin toplumu tepeden dizayn eden mühendislik projelerinin ürünü olduğuna vurgu yaparak, sorgulanmayan her şeyin ezber olduğunu dile getirdi.
Özgül, bu da insanın düşünme yeteneğini dumura uğratarak robotlaştırdığını belirterek, aslında eğitimin, bireyin toplumun değerlerini inançlarını, standartlarını ve yaşam kalitesini artırıcı sosyal süreçlerin tümü olduğunu ifade etti.
Özgül, bu bağlamda soru soran, sorgulayan ve sosyal sorumluluk alan, girişimci, katılımcı, rekabetçi, teşebbüs duygusu gelişmiş, düşünen, duyarlı, ayakları üzerinde durabilen, özgüveni oluşmuş, geleceği ile ilgili karar verebilen etkili ve toplumun menfaatlerine ortak olan vatandaş yetiştirildiğinde bu problemlerin çözülebileceği gibi geleneklerin dine, adetlerin de ibadete dönüşmesi de önleneceğini kaydetti.
Yrd.Doç.Dr. Özgül, son beş yılda töre, namus, şiddetli geçimsizlik ve tecavüz olaylarında işlenen 1 bin 96 olaydan sadece 322'sinin töre ve namus cinayeti olduğuna dikkat çekti.
Dinleyiciler ise konu ile ilgili panelistlere soru sordu. Program, dernek tarafından panelistlere plaket takdimi ile son buldu.

Servet Arslan-AĞRI

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    TÜMÜ Yazarlar
    Hava Durumu
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    Linkler
    AĞRI İ. Ç. ÜNİVERSİTESİAĞRI MİLLİ EĞİTİM AĞRI VALİLİĞİ
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv