Anne Babalar Dikkat !

Çünkü bu gençlerin birçoğunun ailesi çocuklarının bu alışkanlıklarından habersiz.

24 Eylül 2010 Cuma 19:17
Anne Babalar Dikkat !

2010-2011  eğitim  öğretim yılı her zaman olduğu gibi yeni ve büyük umutlarla açıldı. Hayırlı olsun?


Bu eğitim ve öğretim yılında da geleceğimiz, umudumuz olan çocuklarımızı birçok tehlikeler beklemektedir.


Çocuklarımıza sahip çıkmak, onları bu büyük tehlikelerden koruyabilmek için öğrenci, öğretmen ve veliler arasında sürekli ve koorineli bir iletişim sağlanmalı. Öğretmen öğrencinin okul dışındaki zamanlarda, aile ise öğrencinin okulda neler yaptığından haberdar olmalı ve birbirini bilgilendirilmelidir. Öğrenci ise başıboş bırakılmadığını, yapacağı yanlışların aile ve okul tarafından farkedileceğini hissetmeli daha doğrusu hissettirmelidir. Veliler yeni eğitim?öğretim döneminde okulla ilişkilerini belirli bir periyot dahilinde sürdürmeli, öğrencilerinin gerek dersle ilgili gerekse okuldaki davranışları ile ilgili olarak sürekli bilgi alışverişinde bulunmalıdır. Çocuklarının kimlerle arkadaşlık yaptığını, okul ve ev dışındaki zamanlarda nerelerde ve neler yaptığını sürekli olarak takip etmelidir.

Buraya kadar yazdıklarımı okuduğunuzda eminim birçok hemşehrim kendi kendine şunları mırıldanıyordur. Ya kardeşim bu zamanda bunları bilmeyen mi var diye. Haklılar da. Ancak şunu sormak istiyorum. Ağrı? da balli çeken çocukları gören veya bunlardan haberdar olan kaç kişi var? Acaba balli çeken, sigara ve alkol içen çocukların yaşlarının ilkokul çağındaki çocuklara kadar indiğini bilen kaç kişi var. Sigara içen çocuklara toplum olarak alışığız zaten. Biz ebeveynler de sigaraya gizli başlayıp, belli bir yaşa kadar da sigara içtiğimizi gizlemedik mi? Ailemiz sigara içtiğimizi yıllar sonra öğrenmedi mi? O zaman da iş işten geçmiş artık ailemiz için yapacak bişey kalmamıştı. Ha yapacak bişeyleri vardı. Sigara içen çocuklarının sigaralarını almak. Yoksa bu gençler sigara parası bulamazsa ya hırsızlık yapacak ya da birilerinden otlanacaktı. Bu da ailenin geçirmek istemediği travmalardan biriydi. Ancak Alkol ve Uyuşturucu madde kullanımı her geçen gün ürkütücü bir şekilde artıyor?

Şimdi bu konuyla ilgili olarak son bir yılda yaşadığım ve tanık olduğum olayları ve bu konudaki endişe ve korkularımı tüm anne-babalarla paylaşmak istiyorum. Umarım aileler bu konuda daha hassas ve ilgili olurlar. Çünkü söz konusu olan çocuklarımız, çocuklarımızın sağlığı ve geleceği?..

Geçen yaz Ziraat Bankası önünde bankamatikten para çekiyorum. 25- 30 yaşlarında genç bir bayan ve yanında 7-8 yaşlarında bir erkek çocuğu bankanın önünde bekliyorlar. Saatin biraz geç? O an caddede bizden başka hiç kimse yok. Bankamatikte işim bittikten sonra bayan ve yanındaki çocuk korku dolu gözlerle çekine çekine yanıma yaklaştılar. Bayan adeta yalvarırcasına kullanılmayan tekel binasını göstererek ?abi burada 3 çocuk balli çekiyor. Çok korkuyorum. Yarım saattir burada bekliyorum. Lütfen beni ve oğlumu abideye kadar götürür müsün? dedi. Özelleştirildikten sonra kullanılmayan ve terk edilmiş olan Tekel binasına baktığımda ikisi dışarıda biri de biraz daha iç tarafta yaşları 15 ila 17 arasında olan üç erkek çocuğu gördüm. Ellerinde birer siyah poşet. Balli çekiyorlar? Kendilerinden geçmiş, adeta başka bir alemde yaşıyorlar. Ne zaman ne yapacaklarını kestirmek mümkün değil. Üzerlerinde mutlaka bıçak ve benzeri şeyler de vardır diye düşündüm. Bayan ve oğlu yanımda korku içerisinde hızlı hızlı uzaklaştık Ziraat Bankasından. O an hem olabildiğince bu 3 genç çocuktan uzaklaşmaya çalışıyorum, hem de bize doğru yaklaşırlarsa ne yapabilirimin muhakemesini. Yanımda küçük çocuk olmazsa erkekliğin onda biri kaçmaktır diyip kaçıcam. Kendi kendime eğer bize doğru gelirlerse yapacağım tek şey var o da onlara para vermek. Napalım bu saatte canımızı kurtarmanın başka yolu yok. Kadın ve çocukla birlikte korku içinde tabiri caizse nabız üçbuçuk dokuz doğura doğura abideye ulaştık. Onları evlerine yakın bir yere bıraktıktan sonra doğruca merkez karakoluna gittim ve durumu polislere bildirdim. Onlardan da özellikle rica ettim. Lütfen çocukların ailelerine haber verin. Çocuklarının bu durumundan haberdar olsunlar ve vakit geçmeden çocuklarını bu illetten kurtarıp sağlıklarına kavuştursunlar.

Yine mübarek ramazan ayı. Öğlen. Sağlık Müdürlüğünün 2. Katındaki çalışma odamın penceresini açtım. Biraz hava alırım diye. Baktım aşağıda 20 yaşlarında bir genç erkek. Elinde siyah bir poşet. Poşeti ağzına ve burnuna yaklaştırmış poşeti şişirip havasını içine çekiyor.  Genç balli çekiyor. ?Napıyorsun delikanlı! diye seslendim? Döndü ve baktı. İnanın öyle bir bakışla baktı ki o bakışlar karşısında korkuya kapıldım. Büyük bir titizlikle ballisini çeken genç sadece duyduğu sese yönelmişti. Kendinden geçmiş, kafayı bulmuş, deyim yerindeyse içine çektiği uçucu maddeyle o da uçmuştu. O an O? na seslendiğime pişman oldum. Keşke emniyete bildirseydim durumu dedim. Genç önce ayağa kalktı, sonra bana tekrar bakıp eline bir taş alıp fırlattı. Küfredip hızla oradan koşarak uzaklaştı.

Yine 2 ay kadar önce gece saat 24 gibi eve gidiyorum. Halı saha maçından çıkmışım. Arabam tamirde olduğu için Telekoma kadar yürüyeyim oradan bir taksiye biner eve giderim dedim. Tam Halk Bankasının yanından geçerken baktım ki 16-18 yaşlarında bir genç hemen bankanın karşısında kaldırımda elektrik dağıtım panosunun oturmuş. Elinde daha önce gördüğüm siyah poşetlerden. İçinde bally. Poşetin açık olan tarafını avucunda tutmuş içine çekip bırakıyor. Beni fark etmemişti. Hemen geriye doğru dönüp doğruca eski polis evi binasına taşınan Bahçelievler karakoluna gittim. Ben gidince arkamdan genç de kalktı. Karakolun önündeki nöbetçi polise durumu anlattım. Genç köşede oturmuş balli çekiyor ve kendinden geçmiş dedim. O da içerdeki polis arkadaşları çağırdı, durumu onlara anlattı. Ben karakoldan uzaklaşıp Tanışır Kırtasiyenin önünden Telekoma doğru yoluma devam ettim.

Son bir yılda 3 bally çeken çocuklar olayına şahit olunca inanın dehşete kapıldım. Çünkü bu çocukların birkaç yıl sonra bu uçucu maddeden dolayı beyin hücrelerinin öleceğini, akli dengesini yitiren bu zavallı gençlerin hem kendileri hem de toplum için birer potansiyel tehlike olacağını biliyorum. Görsel medyadan bu tür uyuşturucu bağımlısı gençlerin işledikleri cinayet olaylarını duymayanınız yoktur sanırım.

Al bano- romina pover ikilisinin söylediği feliçita şarkısının ülkemizde meşhur olduğu sıralarda (80 li yılların başlarıydı) bir tv programında stüdyo dışında yapılan bir canlı yayında sunucunun elindeki mikrofonu alıp bu şarkıyı söyleyen tinerci çocuk. Daha sonra birkaç programa çıkarılmış ve bu şarkıyı söylemiş ve adı feliçita Mehmet olmuştu. Geçtiğimiz yıl ölen feliçita Mehmet Adana? dan İstanbul? a kaçtıp sokaklarda yaşamaya başladığında daha 11 yaşındaydı. Bu çocuğu TRT ekranlarından Feliçita parçasını izlerken izleyip te yüreği parçalanmayan herhalde yoktur.

Bugün Ağrı? da da maalesef Feliçita Mehmetler var. Onların Adanalı Feliçita Mehmet? ten hem daha farklı hem de durumları daha vahim. Farkları şu. Onlar memleketlerinden kaçmadı. Hala Ağrı da yaşıyor. Adanalı feliçita Mehmet sokaklarda yaşıyordu. Ağrılı Feliçita Mehmet? in ise hem bir evi hem de ailesi var. Bu farkları. Ama bizim Feliçita Mehmetlerin onlardan bihaber, ilgisiz, duygusuz aileleri var. Bu çocuklar aileleri varken sahipsiz kalmış, sokaklara düşmüş.

Şimdi sizlere soruyorum. Çocuğunuz gece yarılarına kadar dışardayken nerde olduğundan, kimlerle arkadaşlık yapıp neler yaptığından haberiniz var mı? Aslında ilk sormam gerken soru ilköğretimi lise öğrencisi olan çocuklarımızın belli bir saatten sonra dışarda olmaları normal mi?

Bu çok tehlikeli bir gidiş. Sakın bunu hafife almayın. Bu ballici gençlerden biri bizim çocuğumuz da olabilir.

Çünkü bu gençlerin birçoğunun ailesi çocuklarının bu alışkanlıklarından habersiz.

PEKİ, BU KONDA NELER YAPILABİLİR?

Öncelikle biz veliler ve öğretmenler olmak üzere herkes üzerine düşeni yapmalı. Bizler veli olarak çocuğumuzu takip emeliyiz. Çocuğunuza belli bir saatten sonra dışarıya çıkması için kesinlikle izin vermemeliyiz. Özellikle kötü alışkanlıkları olan, ahlaki olarak kötü durumdaki çocuklarla arkadaşlık yapmalarını engellemeliyiz. Çünkü bu yaşlardaki çocuklar  birbirilerinden çok çabuk etkilenirler. Eğer tedbir almaz isek uyuşturucu madde bağımlısı çocuklarımızın sayısı daha da artacaktır. Çocuklarımızı okula göndermekle görevimizin bitmediği bilinciyle onlarla ilgilenmeli, onlara önem ve değer verdiğimizi onlara hissetmeliyiz. Okul ve öğretmenleriyle sürekli iletişim içinde olup okul ve evdeki hal ve hareketleri konusunda iki taraflı bir iletişimde olmalıyız. Bu sayede çocuğumuzun eksikliklerinden haberdar olup, bu eksiklikleri giderme noktasında ona yardımcı olabilir ve en mükemmel bir biçim de çocuğumuzu kötü alışkanlıklardan uzak tutarak büyütebiliriz. Öğretmen de öğrenci için masanın diğer bir ayağı. O da aile ile sürekli iletişimde olmalı, okul dışında yaptığı hal ve hareketlerle ilgili olarak aileden bilgi alıp, çocuğun okul içindeki gerek dersle ilgili gerekse davranışlarıyla ilgili olarak aileyi bilgilendirmelidir. Kötü alışkanlıkları ya da eğilimleri olan öğrencilerin durumlarıyla ilgili olarak okul idaresiyle birlikte çocuğun ailesiyle iletişime geçip durumu ailesine iletip, sorunun çözümü için gerekenleri aile ile birlikte yapmalıdır.

?Uçucu madde bağımlılığı probleminin başındayız, Yetkilileri acil ve sıkı önlemler almaya davet ediyoruz?

Bu tehlike karşısında Valilik en yetkili ve sorumlu kurum olarak üzerine düşeni yapmalıdır. Valiliğimiz sonraki yıllarda örnek model olacak bir çalışma başlatarak Milli Eğitim Müdürlüğü, Emniyet Müdürlüğü, Sağlık Müdürlüğü, Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ve Sivil Toplum Kuruluşlarının birlikte yürüteceği bir çalışma başlatmalıdır.

1.    Bu çalışmanın ilk basamağı olarak Emniyet Müdürlüğü okul önlerinde güvenlik tedbirleri alarak, madde bağımlısı gençleri okullardan ve öğrencilerden uzak tutarak sayılarının artmasını önlemelidir. Bununla ilgili olarak emniyette birim kurulmalı, eğer varsa kadrosu genişletilerek daha işlevsel bir hale getirilmelidir. Emniyet Müdürlüğünün alacağı bu tedbirlerin çocuklarımızın kötü alışkanlıklara ve suça itilmesinin engellenmesi konusunda çok etkili olacağı kanaatindeyim.

2.    Milli Eğitim, Emniyet Müdürlüğü ve Sağlık Müdürlüğü tüm öğrencilere yönelik eğitimler vermeli ve bu eğitimler yıl boyu belirli periyotlarla devam etmelidir. Bu eğitimlerde uyuşturucu maddenin zararlarının yanında, Feliçita Mehmet misali madde bağımlısı gençlerin hayatlarından örnekler verilerek çocuklara bu kötü alışkanlıklar neticesinde ilerde nelerle karşılaşacakları görsel olarak verilmelidir. Bu eğitimlerin bazıları veliler için de düzenlenmelidir.

3.    Belediye başkanlığı ve Valilik birlikte bir çalışma yürüterek reklam panolarına, okul binalarına öğrencilerin görebileceği şekilde uyuşturucu maddelerinin zararlarını içeren afişler asmalıdır.

4.    Çocuklarımızın bu illetten uzak tutulabilmeleri için çocuklarımıza yönelik spor, müzik, sanat vb kursları açılmalı, çocuklarımızın okul dışında meşgul olabilecekleri bir hobilerinin olması sağlanarak boş vakitlerini geçirebilecekleri bir alan yaratılmalıdır.

Bu konuda daha yapılabilecek çok çalışma var ama ben bir veli, bir vatandaş olarak bu konuya dikkat çekmek istedim. Bu konuyla ilgili yapılması gerekenlerin neler olduğu konusuna kendi bildiğimce değindim ancak bu yazımdan sonra konunun uzmanı arkadaşlarımın bu konuya değinerek toplumumuzu daha da bilinçli bir hale getireceğini umuyorum.

Evet Ağrılı kardeşlerim?.

Geleceğimiz çocuklarımızın aydınlık yarınlarının kararmaması, umutlarımızın yok olmaması, huzurumuzun bozulmaması için çocuklarımıza sahip çıkalım. Üzerimize düşenleri yapalım.

YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR?..

(alıntı ağrı medya)


Anahtar Kelimeler: Anne Babalar Dikkat !

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    TÜMÜ Yazarlar
    Hava Durumu
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    Linkler
    AĞRI İ. Ç. ÜNİVERSİTESİAĞRI MİLLİ EĞİTİM AĞRI VALİLİĞİ
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv