gülümse

Daha yazımı okumaya başlamadan önce geçin bilgisayarın başına ya da alın elinize elimizden zaten hiç düşmeyen akıllı telefonunuzu ve şu başlığı aratın arama motorlarından birinde: “Gülmenin Faydaları” çıkan sonuçlardan herhangi birine girin ve okuyun. Okuduklarınız arasında keşke hep gülsek diyebileceğiniz kadar fayda sıralanıyor farkındaysanız. Gerginliği giderme, stresi azaltma, büyüme hormonunu arttırma, kan akışını iyileştirme, bağışıklık sistemini destekleme, organlarınıza enerji yükleme, nefes kalitesinin artışı gibi bir dünya özellik sıralanıyor. İnsanın ömrünü uzatmaz mı doğal olarak bu saydıklarımız. İşin özeti gülün diyor tüm faydalar bizlere. Oysa biz gülmeye ne kadar hasretiz. Başka bir yazıda okumuştum. Gülümserken yüzümüzde 17 kas çalışırken çatık kaşlı bir anımızda 43 kasımızı çalıştırıyormuşuz. Kaş çatmaktan iki kaşının arasında kanyonlar oluşmuş onlarca kişi görürsünüz etrafınızda. Yüzünüzdeki bu tip kırışıklıklar da olduğumuzdan daha yaşlı görünmemize sebep olur. Daha genç kalmak için gülümsemekte yarar var.

Çok şükür, etrafımda hep yüzümü güldürecek, faydaları katar katar bedenime aktaracak dostlarım, arkadaşlarım var. Farkında olmadan ne kadar da emek harcıyorlarmış benim için. Hele ki bazılarının kendi yaşadıkları komik anılarını tekrar tekrar anlattırıp gülüşüm boşuna değilmiş. En çok ona sevindim. Çevremdeki en orijinal adam olan Kadir Korkmaz’ın 2 km fazla yürümemek için E5’in ortasında saatlerce mahsur kalışına gülüşüm, arama tarama faaliyetleri yürütürken Zodyak bottan düşüp bota tekrar çıkamayışına kahkahalar atışım, can sıkıntısından cebindeki son parasıyla bıçak alıp akşama kadar parasını üçe beşe katlayışına hayret edişim ve bıçakları satmak için kullandığı “tek kusuru çok kesiyor” deyişine hayran oluşum boşuna değilmiş. Edebiyat sarrafı değilim ama iddia ediyorum. Tamamı yaşadığı olaylardan oluşan komik anılarını kendine has üslubuyla yazıya döksün alanında en çok satan kitaplardan olur. Video çekip internete yüklesin internet fenomeni olur. Kendimde o yeteneği görsem bir dakika durmam bütün ülkeyle tanıştırırım onu. Siz siz olun çevrenizde sizi gülümseten insanların sayısını arttırın. Hiç pişman olmazsınız. Hazır gülümsemek demişken, bir Sezen Aksu şarkısı dinlemeyi de ihmal etmeyin. Hadi Gülümse.

“Belki şehre bir film gelir Bir güzel orman olur yazılarda İklim değişir Akdeniz olur Gülümse”

KALLAVİ KİTAPLAR

EVRAK KÜREK: SEKTÖRDEN ARKADAŞLARA GİRİŞ 101 – SELÇUK AYDEMİR

Belki 10 sene önce Selçuk Aydemir ismini duysanız okuldan arkadaşım mıydı, askerden mi tanıyordum, eski iş arkadaşlarından bir miydi gibi sorularla hafızanızda aramaya çalışacağınız bir isim gelirdi aklınıza. Belki hala kimdi ya bu Selçuk Aydemir diyebilirsiniz. Normaldir de bu. Kendimden biliyorum. Ne kadar popüler olursa olsun bir filmin en fazla başrol oyuncunun adı kalır aklımda. Çok nadir de yönetmeni kalır belki de. Oysa bir filmde ilk akla gelecek insan, gerçek sanatkâr senarist olmalı bence. Evet, Selçuk Aydemir günümüzün en çok seyirci sayısına ulaşmış film ve dizilerin senarist ve yönetmeni. Yaptığı işlerin bir kısmını sayarsak kim olduğunu hepimizin bildiğini de çabucak anlayabiliriz. Filmleriyle başlayalım. Düğün Dernek ve Düğün Dernek Sünnet desem, Çalgı Çengi ve

Çalgı Çengi İkimiz desem, Ailecek Şaşkınız desem yeter herhalde. Dizileri arasında Kardeş Payı desem, İşler Güçler desem, Üsküdar’a Giderken desem yeterince bilgi sahibi oluruz herhalde Selçuk Aydemir’le ilgili. Sinema salonlarını rekorla doyuran, ekranları tek kanalda toplayan bir adamdan bahsediyoruz. Saydığım yapıtlarında ne kadar güldüğünüzü, esprilerini yakın çevrenize bolca yaptığınızı biliyorum. Dizileri yayınlanalı uzun yıllar olduğu halde sosyal medyada hala sahne sahne paylaşılmasına hiç şaşmıyorum. Kült olmak deyiminin hakkını sonuna kadar veriyor yaptıkları. Bazı insanlar ekranda yaptıklarıyla kalır. Sadece ekranla yaşarlar. Oysa Selçuk Aydemir ekrandaki başarısını kitaplarında da sürdürüyor. Mahalleden Arkadaşlar ile başladığı kitap serisini Liseden Arkadaşlar ile devam ettirmişti. Her iki kitapta da otobiyografik güldürünün zirvesine çıkartmıştı okurlarını. Son kitabında ise nasıl Selçuk Aydemir olduğunu anlayabileceğimiz dizi ve film sektörüne girişini okuyoruz kaleminden. Öyle iştahlı iştahlı anlatmış ki insanın sektöre giresi geliyor. Oysa kitabın çoğu yerinde aman sektörden uzak durun mesajını veriyor okurlarına. He girecekseniz de bizim sektör böyle böyle diye de açık açık uyarıyor heveslileri. Çekirdekten yetişme tabirinin hakkını da vermiş bu arada yazar. Taa çocukluktan sinema salonlarında çalışmaya başlamış. Mektepli değil alaylı adam resmen. Alaylı derken de şu noktayı atlamayalım. Yazar Uçak Mühendisi bu arada. Hiç uçak yapmamış belki ama sektörün zirvesine uçakla çıkmadığı gibi, sektörün uçağını tasarladığı da bir gerçek. Düğün Dernek serilerinin sinemalarda toplamda 13 milyon izlenme rakamına ulaşması da bunu doğruluyor. Dizi ve film sektöründe çalışmak için yanıp tutuşan herkesin okuması gereken eğlenceli bir kitap olmuş. Biz hep kameranın ön tarafını görüyoruz oysa arkada bir o kadar büyük bir dünya daha varmış. Yeni başlayanlar için sinema gerçekten bu kadar zor mu sorusuna Selçuk Aydemir’in yaşamıyla verdiği cevapları okurken kahkaha atmayacağınız sayfa olmayacak dersem abartmış olmam herhalde. Yerinizde olsam yazarın üç kitabını da okurum. Hem de sırasıyla. Çocukluktan, gençliğe, erken yetişkinliğe uzanan bütünlüğü bozmam. Gülmeyi seviyorsanız bu üçleme tam size göre. Babasından başlayarak kuzenine, en yakın arkadaşlarına, Ferhan Şensoy’a, Haluk Bilginer’e, Gökmen Tosun’a, Erdal Tosun’a, Cem Yılmaz’a, Murat Cemcir’e, Ahmet Kural’a, Sadi Celil Cengiz’e denk gelen yaşam ona ne kapılar açmış, o kaç kapı kırmış eğlenerek okumak gerek bu kitaptan. Bizi en çok eğlendiren karakterlerinin gerçek hayatta karşılığı olduğunu da ondan öğrenmiş bulunuyoruz bu arada. “Sezai Ustama, Turgut Ustama, Metin Amcama, Tüpçü Fikret’e ve yanında çıraklığını yaptığım tüm ustalarıma teşekkürler… Beklenmedik bir şey oldu. Garip bir şekilde, gerçek hayatta bu bilgiler çok işime yarıyor…” İşinize çok yarayacak bilgiler var kitapta ama ben çoğundan bahsetmiyorum size. Gerisi size kalmış.

Kitaptan bir alıntı: “Birçok reddediliş, yeni başlangıçlar, kafandaki gibi olmayan işler, önyargılar, sıklıkla yakanı bırakmayan benlik değilmiş bu işi yapamayacağım hissiyatı… Sektöre girme maceranda seni bekleyen olmazsa olmazlar listesi bunlar. Ve bu sadece bir fragman, film bundan sonra başlıyor. Sektörün içi bildiğiniz gibi değil.”

YORUM EKLE