Erdoğan'ın Kobani'de anlayamadığı, göremediği

“Kobani niçin kurtarılmalıdır?”

25 Ekim 2014 Cumartesi 15:28
Erdoğan'ın Kobani'de anlayamadığı, göremediği

 Şunun şurasında bir ay önce, bırakın dünyayı, sınırının üzerinde oturduğu Türkiye’de bile nüfusun önemli bir kısmı Kobani’nin adını bilmezdi. (Zaten başta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin iktidar sorumluları “Kobani” sözcüğünü telaffuz da halâ bir hayli zorlanıyorlar, önce “Ayn el-Arap” diyorlar sonra Kobani. Böylece, şehrin Kürt kimliğini silmek amaçlı Arap milliyetçiliğinin isim tercihini benimseyerek, kendilerinin Kürtlere bakış açısını da ortaya koymuş oluyorlar.)



Kobani’nin adını dünyada artık duymayan yok. Öyle ki, New York Times gazetesi, dün, “Kobani niçin kurtarılmalıdır?” başlıklı bir başyazı bile yazdı.



“Eğer Kobani yaşarsa, tüm olumsuzluklara meydan okumuş olacaktır” cümlesiyle başlıyor NYT başyazısı. Kobani’nin “yaşaması”,elbette, IŞİD’in eline geçmemesi, savunmacılarının yani Kürt YPG ağırlıklı güçlerin elinde kalması anlamına geliyor.



NYT başyazısında, Kobani’nin düşmemesi gereği, şehrin ABD’nin yeni bölge stratejisinin “sınavı” haline gelmiş olmasıyla ifade ediliyor. Zaten, ABD, bu nedenle, kendisini PKK-PYD hattı ile ilişkiye getirecek şekilde, Kobani’ye hava indirmesiyle silah yardımı yapmaya başladı.



Buradan; 1) ABD’nin Kobani’nin düşmesine izin vermeye tahammül edemeyeceği; 2) Bu nedenle, Washington ile “Kürt siyasi hareketi” arasında tüm bölgenin gelecek yapılanmasını etkileyebilecek bir “ilişki süreci”nin başlamış olduğuna hükmetmek yanlış olmaz.



Belki de, Türkiye’deki iktidarın, tam da bu sebeple, büyük rahatsızlık içinde bulunduğu, ABD ve Batı ile ilişkilerinin bozulması pahasına, Kürtlerin Kobani’de tutunabilmesinin önüne geçmek için, “işleri yokuşa süren” bir politika tutturduğunu da anlayabiliriz.



Yani, bölgede Kürtler ve uluslararası dengelerde ABD ve Batı için “iyi olan”, sonuç itibarıyla, IŞİD’in “mezhepçi devleti”nin ortadan kalkmasına yol açacak olan gelişmeleri, Türkiye’deki iktidar, kendi“çıkarlarına uygun görmüyor” olabilir. Böylesine, bir “ideolojik saplantı” içinde bulunabilir.



NYT başyazısında, “Erdoğan’ın Amerikalıları ya da Türkiye’nin iyi ilişkiler için bulunduğu Irak’taki Kürtleri kızdırmaktan ne kazandığını görmek zor. (Kobani’ye) Yardımı reddetmesi, PKK ile rüşeym halindeki barış görüşmelerini de tehlikeye sokuyor” diye yazıyor.



Gerçekten, özellikle, Atlantik ötesinden bakıldığında anlamak daha da zor. Türkiye’nin içinden bakıldığında bile zor.



Başta Amerikan siyasi karar vericileri, dünyadaki bir çok etkili çevrenin gözünden kaçmayacak olan başyazının vurucu cümlelerinden birinde,“Kürtlere silah yardımı bir çaresizlik hamlesiydi; Kürtler risk altındaydı ve Türkiye’nin cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Washington’un yalvarmalarına rağmen yardımı reddetmişti.”deniliyor.



Sabahtan akşama kadar, “algı operasyonu” diyerek “Türk’ten Türk’e propagandası” yapın, dünyanın Kobani ile ilgili gelişmeleri okuyuş tarzının NYT başyazısında yansıtıldığı haliyle olduğu gerçeğini değiştiremezsiniz.



NYT başyazısı, Türkiye’nin peşmergenin geçişine, yani “koridor”a, ancak ABD’nin Kobani’ye havadan silah yardımı yapması üzerine izin vermeye mecbur kaldığına işaret ettikten sonra, “bunun da henüz gerçekleşmediğini” bildirip, Kobani çevresinde 1000 IŞİD’li bulunmasına karşılık, Erdoğan’ın sadece “200 peşmerge”ye izin verdiğini, eleştirel bir alaycılıkla hatırlatıyor.



Nitekim, Tayyip Erdoğan, Letonya’dan sonra Estonya’da da, dün, Kobani’de işleri nasıl yokuşa sürmekte olduğunu teyid eden ifadeler kullandı. Kobani’ye “koridor” konusunda söylediği şu:



“Daha önce de ifade ettiğim gibi Sayın Obama'ya ‘Burada tercih edilmesi gereken birinci derecede Özgür Suriye Ordusu olabilir, ikinci derecede  peşmergeler olabilir’ demiştik. Daha sonraki gelişmelerde PYD 200 kişilik bir grubu kabul etti. Az önce aldığım bilgiye göre bu sayı 150'ye indirilmiş. Özgür Suriye Ordusu'ndan ise 1.300 kişiyi PYD kabul ettiğini bildirmiş. Şu anda birimlerimiz geçiş güzergahının nasıl olması gerektiğini görüşüyorlar.”



Suriye’de sahadaki gelişmeleri ve “kim kimdir?”i bilen herkes açısından, bu sözlerin “atın önüne arabayı koymak”tan ve “ipe un sermek”ten hiçbir farkı yoktur.



PYD Eşbaşkanı Salih Müslim’in ANF’de yayımlanan mülakatını aktarıyorum; ki, Tayyip Erdoğan’ın Baltık cumhuriyetlerinde söyledikleri daha yerli yerine oturabilsin..



“Soru- Kobanê’de şu anda son durum nedir?



Cengiz Çandar'ın yazısı

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    TÜMÜ Yazarlar
    Hava Durumu
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    Linkler
    AĞRI İ. Ç. ÜNİVERSİTESİAĞRI MİLLİ EĞİTİM AĞRI VALİLİĞİ
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv