Kim Faşist, Kim Anti-Faşist

Besê Hozat’ın açıklamalarını dinleyince resmen devrelerim yandı, gülsem mi, ağlasam mı bilemedim. İfade aynen şu; 23 Haziranda Hdp Faşist cepheye karşı Anti-Faşist cepheyi destekleyecektir. Faşist cepheden kasıt Ak Parti ve Mhp, Anti-Faşist cepheden kasıt Chp, İp ve Saadet Partisi. Bir an yanlış anladım diye tekrar dinledim. Evet duyduğum doğruydu zaten konuşmanın geri kalanında bunu net bir şekilde dile getiriyordu. 

Gülsem mi, ağlasam mı dedirten birinci sebep Pkk’nın Hdpadına çoktan karar vermiş olması ve bunu net bir dille ‘HdpEkrem İmamoğlunu destekleyecektir’ demesiydi. Daha da önemlisi yıllardır süren bu iki yapı arasında bağlantı var yok tartışmaları da böylelikle son buluyordu. 

İkinci sebep ise Faşist ve Anti-Faşist diye nitelendirdiği partileri hangi veriler doğrultusunda gruplandırmıştı. Nasıl oluyordu da Pkk’nın ortaya çıkışına zemin hazırlamış anti demokratik, ret ve inkarcı uygulamaları yapanlar anti-faşist, bu uygulamaları birer birer ortadan kaldıranlar ret ve inkara son verenler faşist oluyordu. İşte tam burada devrelerim yandı. Sonra oyunun zannettiğimden daha da büyük olduğunu anladım. Faşist ve Anti-faşist yakıştırması yapılmamış olsa bunu siyasi bir tercih diye değerlendirmek belki mümkün olabilirdi ama bu sözlerin arka planı hiçte o kadar basit değil.Çünkü düşünmekten aciz olan bir kesim seçmenin olayı sorgulamadan bu yönden tavır geliştireceği ilgililer tarafından çok net biliniyordu ve bu yüzden algı amaçlı özellikle bu ifadeler seçilmişti.

Biraz daha geriye gidersek 1999 yılına Öcalan yakalandığı zaman hepimiz buna Türkiyenin talebi doğrultusunda emperyalistler tarafından müsaade edildiğini düşünmüştük, şimdi geldiğimiz noktada anlıyoruz ki emperyalistlerin asıl amacının pkk da önderlik yapısını lav ederek daha kontrol edilebilir bir yönetim yapısı getirmek istedikleri net bir şekilde anlaşılıyor. 

Hdp, Ak Partiyi Mhp ittifakına bilerek mecbur bıraktı, bu yüzden çözüm masasını devirdi ki faşist yakıştırmasını kendi tabanına ve tabanı olmayan Kürtlere inandırıcı bir şekilde anlata bilsin. Eğer ki buna tek gerekçe Mhp ile yapılan ittifak ise bu hem Mhp’ye haksızlık hem de İyi partiyle olan gizli ittifak düşünüldüğünde kendi tabanını aldatmaktır. Tarafların  pratiğini biraz araştırsak, örnekleriyle ortaya koysak vicdanı olan herkes hangi cephenin faşist, hangi cephenin anti- faşist olduğunu anlayacaktır. Tabi benim kendi adıma kimse için böyle bir yakıştırmam yok sadece Besê Hozat’ın açıklamaları üzerinden yorumluyorum. 

Keşke Besê Hozat tek parti dönemindeki, Deniz gezmiş ve arkadaşlarının asılması sürecindeki ve darbeler dönemindeki hatta Hdp li vekiller ve Demirtaşın şu an ki durumlarıyla ilgili Chp’nin anti-faşist tutumu neydi yada daha düne kadar Mhpiçinde siyaset yapan Meral Akşener ve arkadaşları ne kadar anti-faşist olduklarını örnekleriyle ortaya koyarak bu açıklamayı yapsaydı. Yapamaz çünkü böyle bir şey yok. Algı işte yerse.

Ne kadar garip bir dönemden geçiyoruz, bütün değerlerin içi boşaltılmaya çalışılıyor. Ülkede her şeyi itibarsızlaştırmak için dönen algı operasyonları artık beynimizi döndürüyor. Kim faşist kim devrimci bir birine karıştırılıyor, birlik ve beraberlikten bahsedenler bir yandan da kardeşliğin kuyusunu kazıyor. Ne diyelim art niyetlilere Allah fırsat vermesin.

Dostça kalın…

YORUM EKLE